Hatırsız Kahve
-"Filtre kahve öyle içilmez!" dedi yeni tanıştığı arkadaşı Berkcan, hem alaycı hem de suçlayıcı bakışlarıyla...
Her bir şeker atışında yine olmadı diyordu içinden. Bekir'in ikinci kez içişiydi bu çeşit kahveyi. Oysa yeterince uzun zamandır büyük şehirdeydi fakat tutuculuğu izin vermemişti kendisine yıllarca. Hep kahvenin farklı bir yeri olması gerektiğini düşünür dururdu. Gözleri daldı bir an.
Çocukluğu boyunca büyüklerinin tören edası ile kahve içişlerini izleyip durmuştu. Bu tören başka törendi... Hele ki o cümleyi duyduğu gün Kamber amcadan, aklı karman çorman olmuştu; "eee ne demişler bir kahvenin kırk yıl hatırı var". Kırk yıl ne kadar sürer, hatır ne demek, kim demiş? Babasının misafiri onaylaması eşliğinde farketti annesinin kendine getirdiği paşa çayını ve gülümsedi çocuk hali ve bisküvileri çaya bandırarak yemenin hayali ile...
Şimdi artık 32 yaşının verdiği olgunluk ve tecrübe ile gün gibi hatırladığı herşeyin anlamını maksadını biliyordu. "hatırsız kahve" dedi ve gülümsedi fincanına bakarak. Bir yudum daha aldı kahveden. O kadar şeker atmasına rağmen hala istemeye istemeye içiyordu. Oysa ne çok severdi acı kahveyi, hele de közde ise...
İçemedi kahvesini Bekir, bir daha da içmem dedi kendi kendine. Aşığına ihanet etmişçesine suçladı kendini. O çok sevdiği kahveye ve kültürüne karşı suç işlemişti. Ve suç ortağı dört tane kesme şekerdi, bildiği ve çok sevdiği fakat arayıp bulamadığı o tadı ararken...
Her bir şeker atışında yine olmadı diyordu içinden. Bekir'in ikinci kez içişiydi bu çeşit kahveyi. Oysa yeterince uzun zamandır büyük şehirdeydi fakat tutuculuğu izin vermemişti kendisine yıllarca. Hep kahvenin farklı bir yeri olması gerektiğini düşünür dururdu. Gözleri daldı bir an.
Çocukluğu boyunca büyüklerinin tören edası ile kahve içişlerini izleyip durmuştu. Bu tören başka törendi... Hele ki o cümleyi duyduğu gün Kamber amcadan, aklı karman çorman olmuştu; "eee ne demişler bir kahvenin kırk yıl hatırı var". Kırk yıl ne kadar sürer, hatır ne demek, kim demiş? Babasının misafiri onaylaması eşliğinde farketti annesinin kendine getirdiği paşa çayını ve gülümsedi çocuk hali ve bisküvileri çaya bandırarak yemenin hayali ile...
Şimdi artık 32 yaşının verdiği olgunluk ve tecrübe ile gün gibi hatırladığı herşeyin anlamını maksadını biliyordu. "hatırsız kahve" dedi ve gülümsedi fincanına bakarak. Bir yudum daha aldı kahveden. O kadar şeker atmasına rağmen hala istemeye istemeye içiyordu. Oysa ne çok severdi acı kahveyi, hele de közde ise...
İçemedi kahvesini Bekir, bir daha da içmem dedi kendi kendine. Aşığına ihanet etmişçesine suçladı kendini. O çok sevdiği kahveye ve kültürüne karşı suç işlemişti. Ve suç ortağı dört tane kesme şekerdi, bildiği ve çok sevdiği fakat arayıp bulamadığı o tadı ararken...


0 Yorum:
Yorum Gönder
Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]
<< Ana Sayfa